Widgetized Section

Go to Admin » Appearance » Widgets » and move Gabfire Widget: Social into that MastheadOverlay zone

Yaratıcılıkta çingene ruhunu arar, baskıya gelemez…

Masa başında sürekli oturamaz. Somutlaşmamış şeylerden bahsetmez, asla sonu gelmeyen ve hala çözüm üretmekten uzak toplantılardan kaçar. Egoların ön plana çıktığı her türlü ortamdan uzaklaşır. İşte disiplin – yaratıcılıkta çingene ruhunu arar. Baskıya gelmez. Playstation’a bulaşmaz. Az laf çok iş taraftarıdır, futbol taraftarı değildir. Milli takımın başarılarını taktir etmek dışında tabii… Fakat, dört sene önce Türkiye kupası ve Süper Lig kupasını tasarlamıştır. Ayrıca Olimpiyat stadında, takımların çadırlarının dekorasyonuna imza atmıştır, ve bu durumda haftanın en az beş günü futbol fedarasyonunda bulunmuşluğu vardır. Bu da baya espri konusu olmuştur.

Kim? Ceyda Caba

Ne? Sanat yönetmeni, yarı zamanlı moda ve aksesuar tasarımcısı.

Ne Yapar? Sürekli tasarlar

Nerede? Gerekli olan her yerde

Nasıl? 40 dereden su getirerek…Vakit, nakit, estetik hesap kitaplarıyla…

Ceyda Caba kim ki? Neler yapar, neler yapmaz?

Ceyda Caba, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda Aksesuar Bölümü mezunu. İzmirli. Bir sene Londra’da olması dışında 8 senedir İstanbul’da. Tasarım yapar, nalburlar ve yeni çıkan her türlü teknik alet edevat ilgilisini çeker, resim yapar, kitap kapak tasarımdan keyif alır, vitray tasarlar, müzik ve dansla uğraşır, koreografi yapar, konserleri takip eder, her türlü düğümü sabırla çözer, kendi bazen düğümlenebilir o ayrı! Bol bol film seyreder, sanat yönetmenliği yapar ve fotograf çeker. Yaratıcılık içeren her konuya tecrübesi ve bilgisi dahilinde bir parmak atar.

Eğitim hayatı nasıldı? Kariyerine katkısı nedir?

Aslında her şey dansla başladı. 12 sene kadar klasik bale ve sonrasında modern dans olarak. Bunun dışında GSF Moda Aksesuar Tasarımı bölümündeydi. Aslında haylaz, meraklı öğrenci tanımlaması yapabiliriz. Biraz da tek başına dolaşan cinsten. Örneğin, boş vakitlerde, müzikolojide bale tarihi derslerine giren (kilitli olan sınıf kapısını görmezden gelip açık camdan sınıfa girecek kadar), grafik bölümünde nü ve gravür derslerine giren, tiyatro bölümünde misafir öğrenci olarak dans derslerine giren, ya da cafelerde vakit harcamaktansa, stüdyo demo kayıtlarını seyretmeyi tercih eden tür! (bu yüzden bir sene sınıfta bırakılmışlığıda vardır!!). Bunun sebebi, belki tekstilin mantıklı seçilmiş bir bölüm olup, sanatsal bazdaki açlığı doyurmamasından kaynaklanıyor olabilir.
Yani, eğitim hayatım, kariyerime fazlasıyla katkıda bulunduğunu söyleyebilirim çünkü, iş, kendi müziğini seçip, kendi koreografini yapıp, kendi kostümünü dikip sahneye koyabilmeye kadar gitti.

Ayrıca, GÖN deri, Trexta, Just Angels gibi firmalarda moda tasarımcısı olarak çalıştı. Anadolu Ateşi Truva Kostümleri ve Revize olucak kostümler üzerine çalışmalar yaptı. Temizocak, Kalem Aksesuar ve farklı projelerde takı ve aksesuar tasarımlarına imza attı. Mimari alanda yaptığı figüratif resimleri vitray olarak projelendirdi. İzmir Şenocak Yayınları için, Çöl Çiçeği Masalı ve Yedi Taşlı Yüzük romanlarının kitap kapaklarını tasarladı. 2005 Bianelin’de “does religion kill?” konseptli karışık teknik tuval resmi ödül aldı ve bianelde sergilendi. Nezih Ünen’in projesi olan Anadolu’nun Kayıp Şarkıları adlı projede sanat süpervizörlüğü yaptı. Sanat yönetmenliğine geçmeden önce reklam filmlerinde, oyuncu koçluğu, kostüm, koreografi ve jingle kısımlarına bulaştı.

Aksesuar Tasarım dersleri verdi. Doğaçlama ve emprovize dans üzerine özel liselerde, üniversitede, özel kurslarda sekiz yıl kadar eğitmenlik yaptı.

NATO’da, ana okulllarında, otistik çocuklar okulunda resim ve sanat eğitmenliği yaptı.

Tüm bu farklı disiplinler bir araya gelince seneler sonra her şeyin bir çatı altında birleştiği alan sanat yönetmenliği oldu. Anadolunun Kayıp Şarkılarıyla birlikte, gerisi reklam çekimleriyle devam etti. Yaklaşık iki sene önce ansızın karar verip evini kapatıp Londra Central Saint Martins’e gitti ve film için sanat yönetmenliği, kostüm tasarım ve müzikle ilgili vocal teknikleri üzerine eğitim aldı. Sanat yönetmenliği burda set dekorasyonla karıştırılıyor aslında. Belki Kreatif direktörlük daha doğru bir tanımlama mı olur burası için?
Evet tüm bunlar aklın ve ruhun, yaratıcılığın adına büyük tecrübeler, ancak kariyerine katkısı konusunda, gercek şu ki, tüm sertifikalarını ve teşekkür belgelerini kağıttan kayık yapıp boğazda yüzdürmeyi düşünüyor peşpeşe… Belki bunu fotoğraflayabilir!

Ya da “yıllarım kağıttan sandallar gibi gözümün önünde eridi gitti boğaz köprüsünün eteklerinde…” diye bir şarkı yapıp, You Tube’da paylaşıp rayting sağlayabilir.

Farklı disiplinde birçok projede ismi geçer. Bu zengin yoğunluğu nasıl açıklar?

Şöyle açıklar; iki sebebi vardır. Ya ne istediğini bilmeyen maymun iştahlı bir karaktersindir; ve eğer böyleyse zaten yaptığın her iş yarım kalır. Ya da elini her attığın işe sonuna kadar tutkuyla ve yılmadan gidersin. Bu da senin profesyonel hayatında ya da yaşamında zenginliğin olur.Ve tüm bunlar tecrübe, sabır ve kendini eğitmekten gecer. Zaten bu kendimi eğitmeliyim demekle de olmaz, ya içinde vardır kendini tutamazsın ya da yoktur, uğraşsan da bir şey anlayıp bi adım öteye varamazsın. Bir çok insanın kafasında soru işareti olabilir, acaba ne yapıyor ne yöne gitmek istiyor? Ülkemizde en çok sorulan sorulardan biri de bu.

Eğer farklı birçok disiplin söz konusuysa, örnek verelim :

Sally Potter bir filmin senaryosunu yazıp, aynı zamanda oynayıp ve yönetip, bir de soundtrack vocal yaptığında alkışlarız. Ya da Tim Burton senaryoyu yazıp, tüm çizimleri elleriyle bizzat yapıp, bir de filmi yönettiğinde de. Ya da Michalengelo sadece heykel traşmıydı? Tavan resimlerinden, klasik balenin ilk çıktığı çağlarda, aynı zamanda sahne tasarımı ve kostüm yapıyordu. Hiç bir tarih kitabımızda yazmamasına rağmen, IV. Murat’ın besteleri olduğunu biliyormuydunuz? Ve daha bir çok şehzade ve vezirin… Londra’dan bir oda orkestrasının, tarihi belge ve slaytlarıyla yapılan bir dinletiydi (neyseki araştırmacı müzisyenin Türk olması sevindiriciydi ).Ve onca fetih, politika arası, bir enstrüman çalmak keyif verici olabilir. Ama kimse çıkıp beste yapmak da nereden çıktı diye sorgulayabilirmi? Bir oyuncu sadece rol mu yapar? Sesini kullanmayı bilmeyen, dans edemeyen, onca disiplini kendinde birleştiremeyen, kara kaşı ve kara gözüne mi oyuncudur? Ya da sanatçı demek daha doğru olur sanırım.

Farklı her disiplin plastik ve görsel sanatlarda kendini geliştirdiğin sürece, yaptığın her işe; yürek, bilgi ve tecrübeyle yansır. Ve bu pişme dönemide hayatın boyunca devam eder.

Müziğe olan ilgisini nasıl tanımlar? Kimlerle çalışır, bu konuda neler üretir?

Müziksiz bir yaşam nasıl olurdu diye ben sorsam? müzik yok, öyleyse dans yok, ilham yok, evrensel iletişim yok, farkındalık yok… Dansın bittiği yerde müzik başladı bir şekilde. Hareketle ifadenin son bulduğu noktada, müzikle sözle ifade başladı. Müzik en güzel evrensel terapi bence. Sürekli flört halinde olup asla tutkusundan vazgeçemiyeceğin bir aşk gibi mi desem?…
Ceyda’ya gelince: 2000 yılında, İzmir’de Funky Business Productions’ın kurucu ekibinde yer aldı. HIP productions, FG, Dinamo, Londra ve Amerika bağlantılı Dj Booking ve konser organizasyonlarına hep beraber imza attılar. Bunu takiben menejerlik, dj’lik derken, arkadaşlarının da desteğiyle kendi parçalarını yazmaya başladı. Grup olmak gercekten zor. İlk gözle görürlür projesi; Betterwings adlı albüm projesiydi. (Murat Yasin, Cüneyt Saka, Zafer Saka, İbrahim Özmen, Efe Şensezgin). Albümün bitmesine yakın grup dağıldı.

Londra dönüşü ise, yaptığı parçaların master kayıtlarını alıp, alt yapı yapmak isteyen ya da mixlemek isteyenlere, Londra ve Amsterdam olmak üzere yurt dışına gönderdi. Birkaç reklam jingle ve dizi dublajında yer aldı. Betterwings’ten sonra bir süre Cosmocountry (İbrahim Özmen, Efe Şensezgin, Görkem Arıkan) ile çalıştı.

Şu sıra, Emre Altan ile albüm projesi için kolları sıvamış durumda…

Peki ya dans?

Dediğim gibi her şey onunla başladı. Müzikle ifade gücünün güzelliği diyebilirim. Konuşmadan anlaşabilmek ya da anlatabilmek kadar güzel birşey mi var? (!) Bugün benim gibi bir ben olmama ana etken…
Işkların yandığı an sahne üstü en özgür hissedebildiğin sonsuzluk gibi. Ve dünyanın tüm renklerini sınırsız, iyisi, kötüsü, çılgını, naifi, komiği, çocuğu ya da cadıyı, acıyı ya da çoşkuyu, yaşama dair her şeyi bir “aracı” olarak paylaşabilmek.

Önce Aynur Ressamoğlu’ya 6 yaşında başladı. Daha sonra 12 sene kadar Ümran Ürey’le devam etti. İzmir D.O.P.’den Suat Yeşiltepe, Neslihan Aktan ve Şenay Sönmez’le çalıştı.
Fakültedeyken Sevinç Renkver’in kurduğu Meditatif Dans Topluluğu’nda koreografilerini sahneleme fırsatı buldu, turnelere katıldı ve halen her yıl, sene sonu gösterilerine yeni koreografilerle misafir dansçı olarak sunmakta… ODTÜ Uluslar Arası Dans günlerine birçok kez dansçı olarak katıldı. Fazıl Say’a 2000 senesinde doğaçlama olarak aynı sahnede eşlik etti.
Hissettiği şey ise, “Tüm hikayeler senindir, müzikde, resimde, dansta, fotografta, yazdığın yazılarda… Senden çıkmalılar… Çünkü aslında senden çıktığı an herkezin hikayesidir ve sen sadece aracı olabilmenin hazzını büyütürsün içinde.”

Şu sıralar ne üzerinde çalışıyor? Kişisel projeler var mı?

Şu sıralar Zeki Beştepe adlı tasarımcının kreatif direktörlüğünü yapıyor.
(Deri ayakkabı, çanta ve mont üzerine) Tasarımdan çok hepsine ayrı sanat eseri demek daha doğru aslında. Henüz marka oluşum aşamasında. Her şey tek üretiliyor ve bu şekilde devam edicek. Ayakkabı almak sanat eseri almakla bir olurmu? Olur! Bunun üzerine çalışmakta.
Bunun dışında, bir firmada yarı zamanlı giyim ve aksesuar tasarımcısı olarak çalışıyor.
Elindeki demolarla haşır neşir.
Tabir yerindeyse, “can sıkıntısından boncuk dizmeye başladım” dediği bir dönemde ortaya çıkan takı tasarımları konusunda bağlantılar araştırmakta…
Aralık ayında yeni bir belgesel söz konusu.
Mart ayında Anadolu’nun Kayıp Şarkıları’nın galasını heyecanla bekliyor.
Resim yapmayı özledi boş tuvallere bakıyor.

myspace.com/ceydacaba
serenity777.deviantart.com

KAYNAK

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

Bu Haberi Sende Yayınla

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş