Widgetized Section

Go to Admin » Appearance » Widgets » and move Gabfire Widget: Social into that MastheadOverlay zone

Tercihen problemleri, dilemmaları, paradoksları ilüstre etmek ister…

Toplam çalışma zamanını hesaplayıp kim’lere bölersek en çok IBM ile çalışıyor. IBM dünyayı daha akıllı bir gezegen haline getirmek itiyor ve Şerifcan onlarla çalışmayı seviyor. (Ama IBM gibi kurumsal bir şirketle boğuşurken iş adamına dönüşmekten korkuyor). Arada sırada New York Times’a illüstrasyon/tasarım yapıyor. Geriye kalan sürede kendi başına açtığı işlerle uğraşıyor.

Kim? Şerifcan Özcan

Ne? Grafik tasarımcı.

Ne yapar? İşler yolunda giderse içerik ile form arasında bir ilişki kurar.

Nerede? New York’ta. Eskiden Soho’da, pek yakında Chelsea’de, her zaman Çin Mahallesinde.

Nasıl? Şüphe içinde.

Şerifcan Özcan kimdir?

1982’de Ankara’da doğdu. Bilkent Üniversitesi’nde Grafik Tasarım okudu. Biraz İstanbul’da yaşadı. 4 senedir New York’ta yaşıyor. Burada School of Visual Arts’da tasarım üzerine master yaptı. Şimdi bunca sene üzerine okuduğu işi yapıyor. Her konuda göreceli düşünüyor. Bu yüzden hiçbir zaman her şeyden emin değil. Ya da her zaman hiçbir şeyden emin değil.

IBM projesi nasıl bir proje?

Kısaca IBM teknolojik olanakları, şehirleri, ülkeleri ve dolayısıyla dünyayı daha sistemli çalışan bir yer haline getirmeyi planlıyor. Biz IBM’e bu projede stratejik destek veriyoruz.
Bir takım anlaşmalar sözleşmeler gereği IBM için yaptıkları işi fazla ayrıntılı anlatamıyor. Ama genel olarak proje hakkında bilgi almak isteyenler şuraya gidebilirler:http://www.ibm.com/ibm/ideasfromibm/us/smartplanet/index.shtml?re=sph

Neler illüstre eder?

Birinin ona konu vermesi lazım. Tercihen problemleri, dilemmaları, paradoksları illüstre etmek ister. Ama kendi başına oturup bir şey illüstre edemez, kilitlenir kalır.

Good Magazine için Şerifcan ne ifade eder?

Good Magazine’in kurulum aşamasında tasarım ekibinde çalışmaya başladı. İki buçuk sene içinde çıkan bütün sayıların tasarımına katkıda bulundu. Good içerik olarak Colors Magazine’in liberal ekonomiye ılımlı hali gibi bir şey. Hedef kitlesi Amerikalılar olunca finansal değerleri göz ardı etmek mümkün değil. İnsanlar dünyanın yavaş yavaş öldüğünü anladığından beri Good gibi duyarlı kuruluşlar dikkat çekmeye başladı. Umuyor ki bu çevreye duyarlılık konusu (ki çevreye duyarlılık derken sadece çöpleri ayırmaktan bahsetmiyor) popüler kültüre malzeme olarak kalmaz.

Tasarımın günlük hayattaki yerini İstanbul ve New York bağlamında nasıl karşılaştırır?

New York’ta bütün taşlar yerine oturmuş. İstanbul’da herşey biraz daha belirsiz, biraz daha heyecanlı. Burada tasarım günlük hayata çok entegre ama o kadar entegre ki bir noktadan sonra insanın dikkatini çekmiyor. İstanbul’da öyle değil ama İstanbul’da da buradaki gibi bilinçli müşteri bulmak zor olabiliyor. Yani ikisinin de türlü artı ve eksileri mevcut.

“Ten Plus One” adını verdiği 11 saatte oluşturduğu 11 projenin beslenme kaynağı neydi? Hızla tüketim yapan dünyaya bir gönderimi mi var?

Hayır. Şerifcan’ın zamanla olan kavgasına bir gönderme var. Master programında hazırladığı bir projeydi. Konu kendini tanımlayan bir cümle yazıp bundan yola çıkarak portfolyo hazırlamaktı. İngilizce “11th hour” diye bir tamlama var, Türkçesi “son dakikacı”. Şerifcan’a da o dönemde okuldan biri öyle demişti. 11 saatte 11 proje fikri oradan geliyor. Projenin sunumundan 12 saat önce elinde hiçbir şey yoktu. Yani son 11 saati bekledi projeye başlamak için. Kısıtlamalar insanı etrafındaki imkânlardan maksimum fayda sağlamaya yönlendiriyor. 11 saat projesi bu bakımdan onun için çok faydalıydı. Herkesin bir bahane bulup kendini denemesini tavsiye ediyor.

www.serifcan.com
www.obumu.com

KAYNAK

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

Bu Haberi Sende Yayınla

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş